EGZERSİZ
VE ORTAM ISISI
Sıcak
ortamda egzersiz;
Vücudun sıcağa tahammülü ortamın nem derecesi ile ilişkilidir.
Kuru ve akımlı bir havada 50-55 dereceye kadar vücut ısısı yükselmez,
buharlaşma yoluyla iç ısı sabit tutulabilir.
Ancak ortam % 100 nemlenir ise, çevre ısısı 35 derecenin üzerine
çıkar çıkmaz vücut ısısı yükselmeye başlar. Eğer kişi egzersiz yapıyorsa
bu kritik değer 30 derecenin altına inebilir.37 derece civarında olan vücut
iç ısısı, egzersizde 40 dereceye çıkabilir, iç ısı 42-43 derece üzerine
çıkarsa sıcak çarpması meydana gelir.
Özet olarak aşırı sıcak ortamda görülen değişikliklere
bakacak olursak;
Egzersiz, kaslara doğru daha fazla oksijen, dolayısıyla daha
fazla kan akımı ihtiyacını artırır, aynı anda iç ısı üretimi artar. Sıcak
ortamdaki egzersiz esnasında kardiyak çıktının büyük bir bölümü çalışan
kaslar ve deri tarafından paylaşılır. Çünkü kan hacmi sınırlıdır (5
litre). Egzersiz ortaya karışık problemler çıkarabilir; otomatik olarak kan
akımının bu bölgelerden birine doğru fazla akışı diğerini sınırlar.Vücut
ısısı artığı zaman, dolaşım sistemi kanı deri yüzeyine gönderir, bu aşırı
ısı ancak kan akımı deri yüzeyine gönderilirse uzaklaştırılabilir.
Lokal deri dolaşımının ana fonksiyonu ısıyı uzaklaştırmaktır.
Bununla birlikte, çalışan kas ihtiyacı olan kanın deriye gönderilmesine
izin vermez, kasın istekleri ısının deri yüzeyine iletimini engeller. Bu
noktada, vücut egzersizin artan ihtiyaçlarını uzun süre karşılayamaz; ne
deri ne de kaslar yeterli kan akımını alamazlar. Sonuç olarak performans
engellenir, iç ısı artar, sıcak çarpması riski artar.
- kanın bu iki bölgeye dağılımı, diğer bölgelere olan kan
akımını sınırlar, kalbe dönen kan hacmi azalır, diyastol sonu hacim azalır,
atım hacmi azalır, kardiyak çıktı üst düzeye ulaşamaz.
- terlemeyle ilave sıvı kaybı toplam kan hacminde azalmaya yol açar,
- egzersiz aşırı olarak, özellikle çok sıcak bir ortamda yapılırsa,
sistemik kan basıncı düşmeye başlar ve uyumlu olarak beyin kan akımında
azalma görülür, bu durum bilincin engellenmesine yol açar.
- birey sorulara bilinçsiz cevaplar verebilir, teknik hatalar
yapabilir ve kaza riski artar.
- beyine ve beynin kontrol merkezlerine kan akımının azalması
postural dengeyi ve koordinasyonu bozar, sendeleme ortaya çıkar ve sonunda
kollaps oluşabilir.
Sıcaklığın Yol Açtığı Düzensizlikler
1. Sıcaklık krampı; sıcaklık düzensizliklerinin en az ciddi
olanıdır. İskelet kası krampları ile belirgindir. Egzersiz esnasında yoğun
olarak kullanılan kaslarda görülür. Bu karışıklık aşırı terlemeden
kaynaklanan sıvı ve mineral kaybından kaynaklanır.
Tedavi; birey serin bir ortama taşınır, sıvı ya da tuzlu içecekler
verilir.
2.Sıcaklık bitkinliği; tipik olarak aşırı yorgunluk
belirtileri ile ortaya çıkar; soluk soluğa kalma, baş dönmesi, kusma, baygınlık,
soğuk ve nemli ya da sıcak ve kuru deri, hipotansiyon ve zayıf, hızlı nabız;
bu, dolaşım sisteminin vücut ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamadığının
belirtisidir.
Sıcak ortamdaki egzersizde çalışan kasların ve derinin karşılıklı
olarak total kan hacmini paylaşmak için yarıştıklarını hatırlayalım. Sıcaklık
bitkinliği, bu isteklerin aynı anda karşılanamadığı zaman ortaya çıkar.
Bu düzensizlik, tipik olarak kan hacmi azaldığında, aşırı terlemeyle sıvı
ve mineral kaybının beraber olduğu zaman ortaya çıkar.
Sıcak bitkinliğinde vücut ısı düzenleme mekanizması işlev görmektedir
fakat yetersiz kan hacminden dolayı, sistem kanı deriye tam olarak dağıtamaz.
Sıcaklık bitkinliği, sıcakta, hafif ve ılımlı egzersiz esnasında
da oluşur. Genellikle yüksek rektal ısıyı beraberinde getirmez. Sıcak
stresinden kollape bazı bireyler sıcaklık bitkinliği belirtileri gösterirler
fakat iç ısı 39 derecenin altındadır. Düşük kondisyonlu ya da sıcağa
uyum sağlamamış bireyler, sıcaklık bitkinliğine daha fazla maruz kalırlar.
Tedavi; birey serin bir ortama taşınır, ayaklar kaldırılır (şoktan
korunmak için). Şayet kişinin bilinci açık ise genellikle tuzlu su
verilmesi önerilir. Bilinç kapalı ise medikal şartlar altında intravenöz
tuzlu solüsyon verilir. Şayet tedavi edilmezse sıcaklık bitkinliği, sıcak
çarpmasına doğru gelişim gösterir.
3.Sıcak çarpması; yaşamı tehdit eden sıcaklığın yol açtığı
düzensizliklerdendir ve acil medikal özen gerektirir.
Vücudun sıcağa tahammülü ortamın nem derecesi ile yakından
ilişkilidir. Kuru ve akımlı bir havada 50 –55 dereceye kadar vücut ısısı
yükselmez, buharlaşma yoluyla ısı sabit tutulabilir
Ancak aynı ortam %100 nemlenir ise, çevre ısısı 35 derece üzerine
çıkar çıkmaz vücut ısısı yükselmeye başlar. Vücut su içindeyken de
durum böyledir. Eğer kişi bir aktivite yapıyor ise bu kritik değer 30
derecenin altına inebilir.
Vücut ısısı 42 –43 derecenin üzerine çıkınca sıcak çarpması
meydana gelir. Bu durumda vücut ısı kontrol mekanizmasının rolü azalır
veya ortadan kalkabilir. Müdahale edilmezse nöron hasarı ve diğer organ
hasarları kaçınılmazdır
Belirtileri:
- iç ısının 40 derece üzerine çıkması
- terlemenin durması
- sıcak ve kuru deri
- hızlı solunum ve nabız
- genellikle hipertansiyon
- şaşkınlık, kafa karışıklığı ve
- bilinç kaybı
Tedavi; şayet gereken bakım yapılmazsa olay komaya doğru gider ve çabucak
ölüm gelir. vücut çabucak soğuk su banyosuna veya buza konur (bunun riski
kontrol edilemeyen ani titreme ile ısı üretimi olmasıdır), su püskürtme
ile soğutma daha etkilidir ya da vücut ıslak bir çarşafa sarılabilir.
Bu düzensizlikler vücut ısı düzenleme mekanizmalarının
kaybolmasından kaynaklanır. Egzersiz esnasında vücudun ısı üretimi,
egzersiz şiddetine ve vücut ağırlığına bağlıdır. O halde ağır
sporcular, hafif sporculara göre aynı mesafede daha fazla ısı üretme
riskiyle koşarlar.
Soğuk
ortamda egzersiz;
Vücut ısısı 28 derecenin altına indiği zaman, vücudun ısı
kontrol merkezleri işlevini kaybeder. Merkezi sinir sistemi etkilenir. Önce üyelerde
uyuşma, sonra uyku ve koma sonucu ölüm kaçınılmazdır.
- egzersiz soğuk ortamda yapıldığı zaman, vücut deri yüzeyindeki
kan akımını azaltır, bu vücut ısısını koruma girişimidir.
- soğukta yapılan egzersizde kas ısısı, lokal doku
viskozitesinin artışı ile, ılımlı çevreye göre düşüktür. Bu durumda
performansta bozulma ve kas-iskelet sisteminde yaralanma riskinde artış
olabilir.
- deri düzeyinde vasokonstriksiyon üyelerde hissizlik ve ince hareketleri engelleyen hantallık oluşur.
Kaynak: Dr. Hilmi KARATOSUN