OLİMPİYATLAR
M.Ö. 776 - M.S. 393 ?
OLIMPIA (Her dört yılda bir, yaz ayları bir tanesi hariç, tümü Olimpia'da,
Olimpiyadlar'ın 28 asırlık tüm tarihini üç bölümde inceleyebiliriz.
1.M.Ö.776 yılında başladığına dair elimizde kalıntılar bulunan ve M.S.393
tarihinde, o zamanlar Constantinople diye adlandırılan bugünkü İstanbul'da
oturan Roma İmparatoru I.Theodosius tarafından sona erdirilen ve "Klasik
veya Eski Olimpiyadlar" diye adlandırılan 1.169 yıllık tarihçe .
2.M.S.393'den 1896'ya kadar geçen ve belki de doğru olarak, "Yarı
Unutulmuşluk" devri diyebileceğimiz 1.503 yıllık zaman kesimi.
3.Kendinden evvel, bu konuda pekçok çalışma ve devamlı olamamış
organizasyonlar yapılmasına rağmen, hayatını ve servetini ortaya koyarak,
1896'da I.Olimpiyadlar'ı Baron de Coubertin ' in başlatıp devam ettirdiği ve
100.yılını kutladığımız " Modern Olimpiyadlar"
Adını, yapıldığı Yunanistan'daki Olimpia yöresinden alan Olimpiyadlar'ın
başlangıç tarihi, kesinlikle, M.Ö. 776 olduğu kabul edilmesine rağmen, bu
olayı başlatan nedenler konusunda tarihçiler, aralarında pek anlaşamamaktadırlar.
Aslında, Olimpiyadlar'ın tarihi incelendiğinde, zamanla Yunan tiyatrosunun
belkemiğini oluşturacak trajedi, dram ve sembolizmin büyük rolü olduğunu görülecektir.
Eski Yunan'da sporun milattan önce 776' da ilki yapılan Olimpiyatlar'la başladığını
kesinlikle düşünmemek gerekir.Olimpiyadlar, adını bu yöreden almış ve hiçbir
kesintiye uğramadan 12 asır devam etmiş bir olgudur.Diğer kentlerde yapılan
başka spor şölenleri de Olimpiyatlar'ı örnek almışlar, ama hiçbiri,
Olimpiyatlar kadar önem taşıyamamışlardır.
Eldeki bilgilere göre, ilk Olimpiyatlar'ın programında "Stade" diye
anılan spor sahasının uzunluğu olan 192 metreyi kapsayan tek bir spint (hız)
koşusu bir bakıma, Olimpiyatlar'ın temelini oluşturduğundan dolayı, her
Olimpiyad bu koşunun adını alırdı.Bu nedenle de, 1. Olimpiyad Oyunları'nın
adı Coroebus olarak da geçer.
Bu arada, bölgede güvenin sağlanması ve halkın rahat bir yaşama kavuşması
ile, Olimpiyad programı da zamanla zenginleşti. Gençlerin de bu Oyunlar'da
yer almasını sağlamak amacı ile, kendi aralarında yapılan çeşitli spor
yarışmalarına katılmaları gerçekleşti.
Romalılar'ın M.Ö.II. asırda Yunanistan'a hakim olmaları ile Oyunlar'ın
kurallarında bazı değişiklikler yapıldı ve sadece Yunan vatandaşına açık
olması gereken Olimpiyadlar'a, Roma İmparatorluğu ' nun sınırları içindeki
herkesin katılması gerçekleştirildi.
Demokrasi'nin beşiği olarak kabul edilen Yunan'da Olimpiyat Oyunları, sadece
Yunanlılar için yapılırdı.Hiçbir yabancı veya esirler Oyunlar'a katılamaz,
kadınlar da, sahaya seyirci olarak dahi giremezlerdi.
Her dört yılda yapılan bu oyunlar arasındaki dört yıl " Olimpias"
diye adlandırılır ve Oyunlar sırasında tüm yetki hakeme bırakılırdı.
Zamanla, spor dallarının çoğalması nedeniyle hakemlerin sayısıda 10'a çıkarılmıştı.
Oyunlar sonunda şampiyon olan sporcuya verilecek ödüllerde hakem tarafından
verilirdi.Eski Yunan'da, Olimpiyat şampiyonun başlı başına bir yeri vardı.
Şampiyonun ardından ikinci gelenin adını kimse hatırlamazdı.Amaç, "
Zafer' e Ulaşmaktı" ve zafer de birinci gelmekle elde edilirdi.Günümüze
kadar kalan kalıntılardan, her hangi bir spor dalında şampiyonun ardından
gelen sporcuların hiçbirine ait belgenin bulunmaması da Olimpiyad şampiyonluğunun
kıymetini anlatan bu inanışı desteklemektedir.Yarışmalara katılmak
isteyen genç, Yunan vatandaşı da olsa, hakemlere hırsızlık veya cinayetten
sabıkası olmadığını ispatlaması gerekirdi. Yarışmalara kabul edilen
sporcuların adlarını ve katılacakları spor dallarını gösteren bir liste,
herkesin görebileceğ bir yere konur ve Oyunlar sonuna kadar asılı kalırdı.
Katılacak atletler, Olimpiyat kurallarına uyacaklarına dair yemin ederlerdi.
Zamanla, seyirci sayısının artması ve eldeki tesisin yetersizliği nedeniyle
ilk yapılan stat üç kez yenilenmişti.Onbinlerce seyircinin ayakta seyrettiği
Oyunlar sırasında, zamanın tanınmış filozof, düşünür, şair ve hatta
tarihçileri de gelir, konuşmalar yapar ve Olimpiyatlar'ı seyredelerdi.
Günümüzün bazı yazarlarına göre, Olimpiyatlar süresince Yunan yarım
adasında tüm savaşlar dururdu.Aslında küçüklü büyüklü kentdevletler,
Olimpiyatlar sırasında da savaşlarına devam ederler,ama,Olimpiyatlar'a giden
ve gelen sporcu ve seyirci kafilelerine kolaylık gösterirlerdi.
Stad'ın, içten içe boyu, 192 metrelik koşunun yapabileceği uzunlukta olup,
genişliğide 35 metreyi geçmezdi.Eski Olimpiyadlar'la günümüzün sporları
arasındaki en büyük fark, Olimpiyadlar'ın tamamen kişi sporuna dayalı bir
anlayışla programlanmış olmasıdır.Eski Olimpiyad 'lar da, bu nedenle, hiç
bir takım oyunu veya sporuna rastlanamaz.En kısa koşu, 12 asırlık bilinen
tarihi içinde, 192 metre ve en uzunuda, daha sonraları eklenen ve adına
"uzun koşu" denen stad'ın, başından sonuna kadar 7 veya 24 kez koşulmasını
kapsayan yarışlardı.
Zamanımıza kadar yıpranmadan durabilen heykel ve yapıtlarda görülen güzellik
ve mükemmellik vasıflarını Olimpiyadlar’da da kullanılan Eski Yunanlılar,
Olipia'daki spor yapılan yörede yönetim, sağlık merkezleri, Olimpiyadlar'a
katılacak sporcuların yarışmalar başlamadan bir ay evvel gelmeleri gerektiğinden,
bu sporcuları barındıracak lojmanların ve bunların yanında sanat
eserlerinin bulunmasına dikkat ederlerdi.
Olimpiyadlar'da tüm sporcular çıplak olarak yarışırlardı.Güneşten pek
fazla rahatsız olmamak ve ciltlerini korumak amacı ile, zeytinyağı sürerlerdi.
Olimpiyadlar'ın bu haşmeti etrafa saçtığı hürmet, şampiyonların şöhreti
ve toplum üzerindeki olumlu etkisinden olacak, zamanın pek çok tanınmış
yazarı, olayı konu olarak ele almıştı.Bu yazarlar arasında, Eski
Olimpiyadlar'a eserlerine çok büyük yer veren kişi olarak Pindar akla
gelir.Ama, bu kadar heyecan, zafer, yenilgi, darm ve trajedinin gözlen önündeki
bir toplamı olan Olimpiyadlar'ı konu ederken şairliği yanında spora verdiği
önemle M.Ö. 518-438 yılları arasında yaşadığı sanılan Pindar, bir bakıma
da "Spor Yazarlarının Babası" ünvanını alacak kadar meşhur olmuştu.
Atina'nın, şimdiki İranlılar'ın dedesi sayılabilecek ve yakın yörelerde
büyük imparatorluk kurmuş Persler'i M.Ö.490'da yendikleri Maraton Savaşı'nı
anlatan bir şiirinde Pindar, Philippides adlı bir askerin, atina'ya 40 km.lik
bir mesafede bulunan Maraton'dan koşarak gelmesi, zafer haberini vermesi ve
yorgunluktan düşüp ölmesini anlatmış ve bu şiir zamanımızda dahi, hala
doğru olarak inanılan bir kanı haline dönüşmüştür.
Aslında, o zamanlar, uzun mesafe haberleşmesi,bu işi meslek haline getiren
idmanlı kişiler tarafından yapılırdı. M.Ö.485 - 425 yılları arasında
yaşamış " tarihçilerin babası" diye anılan HEREDOT 'un bu konuda
hiç bir şey yazmaması, işin pindar tarafından dramatize edilmiş bir olay
olduğunu desteklemektedir. Ama,pindardan kaynaklanan bu olay , XIX. asrın
sonunda, yeniden canlanacak ve maraton kelimesi,olimpiyatlar dendiğinde akla
gelen ilk isimler arasında yer alacaktır. Olimpiyatlar tarihi,zamanla çok
gelişecek ve günümüzde dahi bizleri heyecanlandıracak Yunan tiyatrosunun tüm
trajedi, dram ve sembolik kavramlarına sahiptir.
Olimpiyatlar yapıldığı sahanın, zamanla genişlemesi,büyük ve sanat eseri
olarak kabul edilen yapıtların yer alması, 12 metre boyunda bir Zeus
heykelini içine alabilecek kadar büyük bir tapınağın yapılması, spor
tesisleri ve sporcuların barınakları ile birlikte, bu bölgenin gayet çarpıcı
ve göz alıcı ve turistler için çekici bir yer olmasını sağlamıştır.
OLİMPİYATLAR ŞEHRİ ANTAKYA
Antakya eskiden Dünyanın en muhteşem Olimpiyat oyunlarının düzenlendiği
merkezlerden biriydi.Günümüzde 4.yılda bir yapılan ve bütün milletlerden
sporcuların katıldığı olimpiyatlar ilk önce antik çağda Olympia'da
Yunanlılara arasında düzenlenen yarışmalarla başlamıştır. M.Ö.11.yüzyıda
başlayan olimpiyatlar 4.yılda bir yapılıyor ve sadece Atletizm
etkinliklerine yer veriyordu.
Olimpiyat takvimi ancak M.Ö. 776'da benimsendi ve Olimpiyatların tarihi başlamış
oldu.Başlangıçta Tek bir dalda yapılan, sadece bir gün süren Olimpiyatlar
sonra beş güne nihayet 30 güne çıktı.Zamanla Olimpiyatlara ilgi, katılım
ve devletlerde arttı.Oyunlar süresince savaşlar ve çatışmalar duruyordu.M.Ö.350
yılında oyunlar kesin şeklini aldı.Yarışma konuları çoğaldı.Oyunların
galipleri ülkelerinde büyük rağbet görüyor, ayrıcalıklardan yararlanıyor,
hatta heykelleri dikiliyordu.
Antakya'da Olimpiyat niteliğideki ilk festivalin M.Ö.195 yılında Daphneia'da
(Defne-bugünkü Harbiye) yapıldığı söylenir.Antiokhos IV. Epifanes zamanında
M.Ö. 167 yılında Daphneia'de düzenlenen ve 30 gün süren oyunlarda yer alan
festival korteji belkide tarihin en muhteşem, en zengin ve gösterişli
festival kortejiydi.Festival ucu görülmeyen bir resmi geçitle açıldı.Roma
giysili beşbin zırhlı genç adam, arkadan beşbin Misyalı, üç bin Kilikyalı
asker, altın başlıklarıyla geçtiler.Daha sonra gelenler üçbin Trakyalı
ve beşbin Galat'tı.Altın ve gümüş kalkanlarıyla yirmi bin Mekodonyalı
onları izledi.Asker yürüyüşleriyle geçen elli çift gladyatör sonra altın
ve gümüş koşum takımlarıyla süvariler oldukça görkemliydiler! ...
Fillerden sonra askerlerden daha çok sayıda tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve
kahraman heykelleri geçti.Yanlarında rahipleri, bakireleri ile Suriye'den,
Fenike'den Kapodokyadan, Kilikya'dan çok sayıda tanrı ve tanrıca, en garip Mısır
tanrıları ve sonunda Grek tanrıları geçtiler.En güzel giysileri içinde
kadın ve erkek otuz gün boyunca büyük bir coşkuyla gladyatör dövüşlerini,
avları, yarışmaları izlediler.Şölenlerde yiyip içip gevezelik
ettiler.Sonrada ülkelerine döndüler.
Antakya'da Olimpiyat oyunlarının düzenli olarak yapılmasına İmparator
Augustus zamanında başlandı ve kısa sürede Roma aleminin en ünlü
Festivallerinden biri haline geldi. Bu oyunlar her dört yılda bir, Ekim ayında
ve 30 gün süre ile yapılıyordu.Başlangıçtan itibaren düzenli olarak yapılan
bu oyunlara henüz Olimpiyat adı verilmemişti.Zaman geçtikçe bu işi yürüten
görevlilerin suistimalleri nedeniyle, Olimpiyat (yada festival) çalışmaları
aksamaya başladı.Claudius zamanına gelindiğinde oyunlar düzenlenmez
oldu.Antakya halkı Claudius'tan yeni bir festival düzenlemesini istediler, bu
istek kabul edildi, 43-44 yıllarında yeniden düzenlenen ve beş dalda yapılan
oyunlara "Olimpiyat" adı verildi.Tiyatro, temsil,müzik
etkinliklerinin,hipodromda yarışmaların seyirlik ve atletik yarışmaların
yer aldığı oyunlar her beş yılda bir, Ekim ayında, ayın görülmesiyle başla,
bir ay sürerdi.Ancak savaşlar, yangınlar, depremler ve diğer toplumsal
olaylar nedeniyle olimpiyatlar düzenli yürütülemedi, ancak 15-20 yıllık
aralarla yapılabildi.Nitekim bu tarihlerden sonra, biri M.Ö. 23.Haziran.192'da
Hadrian'ın Antakya'yı ziyareti sırasında olmak üzere 180-192 yıllarına
rastlayan Commodus dönemine kadar ancak 6 defa Olimpiyat düzenlenebilmiştir.
Bu dönemde şehir, Marcus Aurelius'un Doğu orduları Komutanlığına tayin
ettiği ve birbirleri tarafından imparator ilan edilen Avideus Cassius Pudens'i
desteklediği için imparator Marcus Aurelius 175-176'da Olimpiyatlarda dahil
olmak üzere oyunları ve seyirlik gösterileri kaldırdı.
İmparator Commodus (180-192) ise Atletizme seyirlik oyunlara düşkündü.Onun
döneminde Antakya tarihinin en iyi bilinen yönlri Olimpiyatlar ve diğer
festivallerdir. Halk kendisinden oyunların tekrar düzenlenmesini istedi ve 181
yılında Olimpiyatlar için tekrar izin verildi.Oyunlar için sağlanan özel
tahsisat, başka işlerde kullanılmaması için hazineye aktarıldı.
Yeniden düzenlenen oyunlar Temmuz Ağustos ayları içinde yapılacak ve 45 gün
sürecekti.Oyunların idaresi ile başkan, sekreter ve genç bir görevliden oluşan
bir kurul görevliydi.Oyunların yeniden başlaması nedeniyle bu gayeye hizmet
edecek yeni binalar yapıldı.Bunların en önemlileri, gelen yarışmacılar için
yapılan konaklama yerleri ve yağmurlu ve çok sıcak havalarda kullanılabilecek
tribünlü, üstü örtülü bir koşu alanıydı.Bu dönemde oyunlarda güreş
müsabakaları da yer alıyordu Oyunlarla birlikte festival ve eğlencelerde
canlandı.Commodus'un emriyle eğlenceler için hazineden tahsisat ayrıldı.Bu
eğlencelerin en ünlüsü, her üç yılda bir Mayıs ayında Dionysos ve
Afrodit onuruna kutlanan Gece Sefahatleri festivali "Maiouma"
idi.Bunlardan başka at yarışları yapılırdı.Tahsisat ayrılan üçünçü
bir faaliyet türü, Ares ve artemis festivalleriyle ilgili olan vahşi hayvan
avlarıydı.Çıkarılan emre göre,her dört yıllık devrede,6 ay av yasağı
uygulanacak,bunun dışında kalan 42 aylık dönemde avlanılabilecekti. İmparatorun
oyunlarla ilgili emrinde dansçılar ve komedyenler getirilmesi hükmü de yer
alıyordu.Bu lütuflarından dolayı Antakya halkı imparatorun bronz bir büstünü
dikti.
Bundan sonraki dönemde İmparator komodeion adına bir festival düzenlendiği
bir yazıtta kaydedilmiştir. Septimus Severus zamanında itibar yönünden
Antakya'ya rahip olan Lazkiye önem ve rağbet kazanmıştı.İmparator oyunları
Antakya'dan kaldırdı ve kazandığı zafer anısına İssos'ta kurduğu
oyunlarla birleştirdi.Bu, politik muhalif ve ihtilal endişesinden kaynaklanan
bir tedbirdi.
Caracalla imparator olduğunda (211-217) Antakya Olimpiyatları yeniden düzenlendi.Olimpiyatları
yeniden başlatma kararı çok iyi zamanlanmıştı.Kutlamaların geleneksel
Julian artık yılında yapılabilmesi için Olimpiyatlar 212 yılı yazında
yeniden başlatıldı.İmparator Diokletian, kendisine ve hanedanına kutsiyet
kazandıran zeus şerefine yapılması nedeniyle Antakya Olimpiyatlarına özel
bir ilgi gösteriyordu.Diokletian, koruyucusu zeus onuruna Daphneia olimpik
stadyumu yeniden inşa ettirdi ve bir olimpiyat yılında (muhtemelen 300 yılında)
Antakya da uzun süre kaldığı bir dönemde Olimpiyat oyunları başkanlığı
görevini bizzat yürüttü.356 ya da 360'da Olimpiyat oyunlarının yapıldığı,
Libanius'un bu oyunlara yazdığı methiyeden anlaşılmaktadır.
380, 384, 388 yıllarında ve daha sonra 404 yılında Antakya'da Olimpiyat
oyunları düzenlendi.şehirde aynı zamanda tiyatro çalışmaları, sahne gösterileri
ve at yarışalrıda yapılıyordu. Theodusis II.zamanında mali sıkıntılar
arttı.Oyunların mali yükünü Antiokhoschuzon adlı bir vatandaş üstlendi
ve hipodrumdaki gösteriler, olimpik oyunlar ile maioumanın yapılması böylece
sağlanmış oldu.İstanbul'un en ünlü yarış arabası sürücüsü
Calliopas'ın Antakya hipodrumunda yarışıp galibiyetler kazandığı
oyunlarda şiddet oyunları patlak verdi.520 yılında yayınlanan bir
impataroruk emri ile Antakya Olimpiyatlarından vazgeçildi.Bu, muhalif gruplar
arasındaki çatışmayı bastırma amacıyla alınmış bir tedbirdi.Bu karar
Olimpiyatları sona erdirmiş oluyordu.Zaten Olimpiyatların devamına imkan da
yoktu.Çünkü 526 yılında meydana gelen şiddetli depremde Antakya ve
Daphneia yerle bir oldu ve Antakya eski ihtişamına kavuşamadı.( Hatay
Tarihi,Mehmet TEKİN,Antakya-1993)
OYUNLARIN PROGRAMI
M.Ö. 776 yılında, tek bir yarışma olan 192 metrelik koşu ile başlayan
Klasik Olimpiyatlar'daki programın gelişmesine paralel bir değişim görebiliriz.
Zamanla koşu mesafelerinin artması, yeni ve değişik koşuların programa alınması,
savaşlarda yaya askerin artık zırh kullanması, sanat ve felsefenin daha iyi
anlaşılması ve Olimpiyad'a büyük ilgi gösterilmesi sonucu olarak program
zenginleşmiş ve değişmiş bir güne sığdırılan yarışmaların beş güne
yayılması gerekmişti.Zamanla, stad'ın gidiş gelişini kapsayan daha sonra
da 1.500 ve 5.000 metrelere yakın koşular programda yer almıştı.Bazı
yazarlara göre, uzun mesafe koşularının programa alınması,kentler arasındaki
haberleşmeyi sağlayan profesyonel koşucuların Yunan toplumundaki yerini
vurgulamak amacı ile yapılmıştı.
Bu haber taşıyıcılarından en tanınanı, Persler'le yapılan bir savaşda,
Atina'dan Isparta'ya kadar olan 200 km. iki günde koşarak askeri birliklerin
savaşa katılmasını sağlayan Phippides adlı koşucudur.Belki de şair,ve
hemen her Yunanlı yazar gibi, olayı daramatize etmekten hoşlanan Pindar'ın
kaleme aldığı ve zamanımıza kadar adı gelen, sözde Maraton galibiyetini
Atina'ya bildiren haberi verdikten sonrada yığılıp ölen Philippides adlı
kahramanın kökeni de bu profesyonel koşucu olmalıdır.
Yunanca 'da "Beş" anlamına penta dan üretilerek pentatlon denen beşli
bir yarışma, M.Ö.708 yılındaki 18. Oyunlar'da programa konmuştu. Bu yarışmanın
programa alınması ile koşu, uzun atlama, disk ve mızrak atma ve güreş gibi
sporun hemen her dalında başarılı olabilecek atletlerin yarışması gerçekleşmişti.Pentatlonda
ilk olarak sporcuların herhangi branşta yarıştıkları bilinmemekle
birlikte, son yarışma güreşti.Metre veya kronometre gibi başarıyı ölçebilecek
atletlerin olmadığı o zamanlarda, şampiyonun nasıl belirlendiği konu hala
bilinmemektedir.
Bazı yazarlar, ilk üç yarışmada birinci gelen sporcunun diğer iki yarışmaya
girmeden şampiyon olarak kabul edildiğini iddia ederken, diğerleri değişik
bazı puanlamaların uygulandığını söylerler. Pentatlon 'daki beş branştan
biri olan uzun atlama, sadece bu yarışma içinde yer alır ve kendi başına
yapılmazdı. Atletler, zamanımıza kadar gelmiş bazı vazo üstlerinde de görüldüğü
gibi, ellerinde ağırlıklarla koşarlardı. Bu ağırlık taşıma olayının,
daha uzun bir mesafeye atlamak için mi kullanıldığı, yoksa bir kural olarak
mı uygulandığı konusunda elde pek bilgi bulunmamaktadır.Ama elde ağırlıkla
atlamanın, zamanımızda yapılan deneylerde pek olumlu sonuçlar vermediği de
saptanmıştır.
Olimpiyatlar'da tüm vurgu ve önem şampiyonun üstünde olduğu için ikinci
gelene pek aldırmayan ve bunların adlarını dahi saklamayı akıllarına
getirmeyen yetkililer, uzun atlama,mızrak ve disk atmadaki mesafelere ait bir
bilgi bırakmamışlardı.
Ama, Olimpiyadlar'da şampiyonlar arasında sıralanmamasına rağmen uzun
atlamanın tek başına yapıldığı diğer büyük yarışmalarda
birincilikler kazanmış olan Kroton'lu Phaullus, uzun atlamada " elli artı
beş " diyerek bu branştaki üstünlüğünü anlatmak istemişti.Bahsi geçen
rakamların " ayak" olduğunu da ilave eden Phaullus 'un uzun atlamada
16.28 gibi, hakikaten imkansız görülen sıçramayı yaptığı anlaşılır.
Bazı yazarlar, uzun atlamadaki bu dereceye ulaşmanın imkansızlığını
bildiklerinden yarışmanın uzun atlama değil belki de üç adım atlama
olabileceğini ileri sürmüşlerdir.
Uzun atlamada dünya rekorunun hala 9 metrenin altında olması ve üç adım
atlamada ise, 16.22 metrenin ancak 1952 'de atlandığını hatırlarsak, bu
derecelerde bahsi geçen "ayak" ölçüsünün bizim bildiğimiz ve 30
cm. olarak kabul edilen "ayak" ölçüsünün olmadığını kolayca
anlayabiliriz. Buna karşın, bazı yazarlar, bilhassa uzun atlamadaki akıl
almaz mesafenin atlandığını söylenmesindeki amacın Olimpiyat şampiyonlarının
tanrıların verdiği bir güçle, insanoğlunun ulaşamayacağı şeyleri
yapabileceğinin göstergesi olarak kabul edilmesi için abartılarını
vurgularlar.
Pentatlon'daki beş yarışma ile seyircilere sunulan güreş, aynı
Olimpiyatlar'da kendi başına bir spor olarak programa alınmıştı Amaç,
rakibin, ayakları dışında, herhangi bir parçasının üç kez yere değmesi
idi.Bu nedenle, güreşçiler, mümkün olduğu kadar ayakta güreş tutma
yolunu seçerler ve yere düşmemeye gayret ederlerdi.Tarihçiler, bütün gün
süren güreş müsabakalarını ve yenilmedikleri halde yorgunluktan minderi
terk eden güreşçilerden bahsederler.
Yunan mitolojisinde, kahramanların düşmanlarını yenmek için kullandıkları
bir dövüşme tarzı olarak anlatılan boks, aslında Ispartalılar tarafından
geliştirilmiş ve yakın savaşta gayet etkili bir yöntem olarak askerlikte
kullanılmıştı. Boks, spor olarak, M.Ö.688'de Olimpiyad programına alınmıştı.
Boksla güreşin karışımı olan ve sadece rakibinin gözlerini oyma ve ısırma
dışında herşey serbest olduğu Panktration, aslında belki de programdaki en
vahşi spordu.
Zamanla, at yarışları ve atlı araba yarışları programa girdi ve bunlar,
stadın yakınında sırf bu sporlar için yapılmış, boyu 600 metre olan
hipodrum'da yapılırdı.Şampiyonlar biniciler değil at sahipleri idi.Ve atların
isimleri ve şöhreti yıllar boyu dillerden düşmezdi.
Baron Pierre de Coubertin
Dünya Spor Tarihi'nde Modern Olimpiyatlar'ın kurucusu olarak tanınan Pierre
de Coubertin 1 Ocak 1863 ' de Paris 'de doğdu. Baba ve ana tarafından soylu
bir aileye dayanıyordu. İyi okullarda okudu, eskrim ve boks dersleri aldı.
Coubertin, kendi ülkesinde eğitimle sporun biraraya getirilmesi konusunu düşünüyordu.Bir
süre sonra, demokrasi, eğitim ve spor konularında hayran olduğu İngiltere'ye
gitti ve bu ülkedeki eğitim ve spor anlayışlarının Fransa 'da da
uygulanması gerektiğine inandı.
Papaz Didon'un Kafasındaki yenilikleri ,açtığı okul kapısı üstüne astığı
bir levhada yer alan Latince " Citius, Altius, Fortius" sözcüğü,
Coubertinin belleğinde kalacak ve zamanı gelince, " Daha Hızlı, Daha Yüksek,
Daha Kuvvetli" anlamına gelen bu slagon,bir delice fikrin temel unsuru
olarak dünyanın her tarafında bilinecekti.
Demokrasi, eğitim ve spor sahalarında merakını çeken Amerikaya'da giden
Coubertin, çeşitli eğitim ve spor tesislerini gördü ve bunları yönetenlerle
tanıştı.Fransa'ya döndüğünde, artık onun için atılacak adım sadece
Fransa'ya değil tüm dünyaya bir kıpırdama getirecek bir olay olmalı idi.
Zamanla Fransa'daki çeşitli spor kuruluşlarının biraraya gelmesini sağladı.
İngiltere'den kürek takımları, Paris'de Seine nehrinde, Paris takımının kürekçileri
de Henley'de İngilizlerle yarışıyorlardı. Bu arada, 1899 yılında spor yöneticilerini
topladığı bir kongredeki " Modern çağın gelişimine uymak için
Olimpiyatlar'ı canlandırmalıyız." sözleri, bazı dinleyicileri şaşırttı.
Ama, Coubertin büyük bombasını patlatmak için tüm hazırlıklarını yapıyordu.1894
yılının Haziran ayı ortasında, Sorbonne'da 37 spor kuruluşunu temsilen 78
kişi ve 9 ülkeden 200 delegeninde bulunduğu 2.000 aşkın bir davetli ve
dinleyici, Coubertin'in organize ettiği" İnternational Athletic Congress"
adlı bir toplantıda buluştular.Kongre gündeminde iki temel unsur olarak amatörlük
kavramının anlam ve uygulaması ve Olimpiyadlar konuları vardı."Olympism"
diye adlandırılan ikinci komitenin başında, Yunanlı Demitrios Vikelas ve üyeler
arasında da Amerikalı Dr. William M. Sloane vardı.Coubertin Kongre'den bir
hafta evvel Revue de Paris dergisinde yayınladığı bir makalede canlandırılmasını
istediği Olimpiyadlar'ın temel ilkelerini sıralamıştı.
İlk önce komite ve daha sonra da kongre' de kabul gören bu ilkelere göre :
1.Olimpiyadlar eskiden olduğu gibi her dört yılda bir yapılacaktır.
2.Olimpiyadlar, Klasik Yunan'da olduğunun aksine, tüm dünya sporcularına açık
olacak ve yarışma programı, günün sporlarını içerecektir.
3.Yarışmalarda sadece büyükler yer alacaktır.
4.Amatörlük kuralları, kesinlikle uygulanacaktır.
5.Olimpiyad organizasyonu " geçici " olacak ve her olimpiyad başka
bir ülkede yapılacaktır.
Kongre'nin bu kararları almasından sonra Coubertin Vikelas, Sloane ve birkaç
kişiden oluşan IOC diye adlandırılan ilk Uluslararası Olimpiyad Komitesi
kuruldu. Artık IOC kurulmuştu ve Coubertin de IOC 'nin başkanı olmuştu. IOC
modern Olimpiyadlar'ın 1896 'da ve Atina'da yapılması kararlaştırdı.
OLİMPİZM
Modern Olimpiyat fikrinin özünü Modern Olimpiyatların kurucusu Baron De
Coubertin'in çeşitli kitap , yazılı beyan ,deklarasyon ve diğer yazılı
belgelerinde bulmak mümkündür.
Olimpizm , beden gücü ve becerisi ile birlikte insan aklının gelişmesini
hedef alan ve böylece insanın tüm niteliklerini simetrik bir biçimde ve bir
uyum içinde gelişimini hedef alan bir felsefedir.
Amaçlarından diğer birisi de , insanı eğitmek ,karakterini ve ahlakını
kuvvetlendirmek, eskilerin ideali olan " KALOS KAGATHOS" insanı
yaratmaktır.
Olimpizm , tam manası ile eğitsel ve pedagojik amaçlar güder.Olimpizm ne bir
din , ne bir sosyal doktrin,ne de bir sosyal,ekonomik sistemdir.Olimpizm bir ruh
halidir , hayat tarzıdır,insanlık görüşüdür.Asalet ve tertemiz ahlak
okuludur. Bir " çıkarsız ideal " inancıdır.
Çağımızın en önde gelen sosyal olaylarından olan Olimpizm,ayırtetmeden tüm
dünyayı kucaklar,karşılıklı saygıyı;işbirliğini ve tüm insanlar arasında
arkadaşlığı , karşılıklı anlayışı amaçlar. Eşit koşullar altında
dürüst ve eşit rekabeti hedefler. Başka sosyal sahalarda birbirleriyle
rekabet eden insanlara elle tutulur örnekler verir. Uluslar , ırklar , renkler
, politik sistem ve sınıflar arasında hiç bir ayırım kabul etmez. Bu
felsefe ile Ulusrararası barış ve anlayışın gelişmesine yardım eder. Gençlere
hürriyet fikrinin doğru manasını öğretir ve böylece sosyal çevrede
birlikte yaşamanın ideal koşullarını yaratır.
Dört yılda bir tekrarlanan Olimpiyat Oyunları , oyunlar sırasında tüm katılanların
birlikte Olimpiyat Köyünde Müşterek kurallar altında ortak yaşamaları,
Olimpiyat ruh ve prensiplerine uygun olarak dünyanın en seçkin sporcuları
ile yarışmak ve bu yarışmaları idare eden tarafsız hakemlerin kararlarına
mutlak iteati temin etmek suretiyle Olimpizm bu konuda büyük hizmet görmektedir.
Olimpizm uluslararası bir kurumdur,tam manası ile müstakildir. ve her türlü
milli ,siyasi,ekonomik veya diğer kısıtlamalardan uzaktır. Bu özerk tutum
çok önemlidir. Olimpik felsefenin hadef ve amaçlarına erişilmesini temin
eder.
MODERN
OLİMPİYAT OYUNLARI
I.OLİMPİYATLAR
( ATİNA - 6 - 15 NİSAN 1896 ) YUNANİSTAN
AÇILIŞI YAPAN:KRAL I.GEORGE
KATILAN ÜLKE SAYISI:14
KATILAN SPORCU SAYISI:245 ( ERKEK )
1894 yılında kurulan IOC ( Uluslararası Olimpiyad Komitesi) 'nin aldığı
kararla Atina'da organize edildi. Yunanistan her 4 yılda bir yapılması
planlanan Olimpiyatların sürekli kendi ülkesinde yapılmasını
istiyordu,ancak yapılan toplantıda kabul görmedi ve bir sonraki olimpiyatlar'ın
Fransa'da Paris'te yapılmasına karar verildi.Böylece Olimpiyatlar Uluslararası
bir nitelik kazanmış oldu. Ayrıca Bu Olimpiyatlar'da Maratonda şampiyon olan
atlete yapılan ekonomik yardım da profesyonelliği beraberinde getirdi.
II.OLİMPİYATLAR
( PARİS - 20 MAYIS-28 EKİM 1900 ) FRANSA
KATILAN ÜLKE SAYISI:26
KATILAN SPORCU SAYISI:1225 ( 1206 ERKEK- 19 BAYAN)
Olimpiyatların yapılacağı tarihlerde Fransa'da Dünya fuarı açılmıştı.Bu
fuarın organizetörleri kendi çıkarları doğrultusunda Baron Pierre'yi dışladılar.
2000 kişilik geçici bir stadyum kurabildiler. Seine nehrinin sularında yüzme
yarışları yapıldı.Spor klüplerinin bahçelerinde yarışmaları organze
etmeye çalıştılar.Tam manasıyla olimpiyat havasından uzak,panayır havasında
ve ciddiyetten uzak bir organizasyon yaptılar. İlk kez Teniste bayan sporcularında
katıldığı bir olimpiyat olma özelliği taşımaktadır.
III.OLİMPİYATLAR
( ST LOUIS 1 TEMMUZ - 23 KASIM 1904 ) A.B.D.
AÇILIŞI YAPAN:DAVİD FRANCİS
KATILAN ÜLKE SAYISI:13
KATILAN SPORCU SAYISI:687 ( 681 ERKEK - 6 BAYAN )
Amerika ilk iki olimpiyatlarda başarılı olan atletleriyle oldukça ilgi çekmişti.Yapılan
görüşmelerden sonra OIC Olimpiyatların önce Chicago'da yapılmasına karar
vermişti.Ancak gelişen olaylar OIC nin olimpiyatların yerini değiştirmesine
sebep oldu ve III.olimpiyatların St.Louis kentinde yapılmasına karar verildi.
Bu olimpiyatlara katılan sporcuların çoğunluğunu Amerikalıların oluşturmasından
dolayı dağıtılan 280 madalyanın 255'ni Amerikalı sporcular almıştı. Aynı
tarihlerde St.Louis Fuarının açılmış olması olimpiyatları olumsuz yönden
etkilemiştir.
ARA OLİMPİYATLAR
( ATİNA 22 NİSAN - 2 MAYIS 1906 ) YUNANİSTAN
AÇILIŞI YAPAN:KRAL I.GEORGE
KATILAN ÜLKE SAYISI: 20
KATILAN SPORCU SAYISI:884 ( 877 ERKEK - 7 BAYAN )
İlk üç olimpiyatlar'da yaşanan olumsuzluklar 1908 olimpiyatları öncesi bir
çıkış noktası bulmak ve olimpiyatların geleceğini kurtarmak için ciddi
bir çalışma yapmayı gerektirmekteydi.Coubertin, Olimpiyatlar'ın zedelenen
imajının yerine oturtulması için girişimlerde bulundu ve 1906 Ara
Olimpiyatlar'ın Atina'da yapılması kararlaştırıldı. Belirtilen tarihlerde
yapılan Olimpiyatların organizasyonu iyi oldu ancak yukarıda da belirtildiği
gibi resmi bir nitelik taşımadı.
IV.OLİMPİYATLAR
( LONDRA 27 NİSAN - 31 EKİM 1908 ) İNGİLTERE
AÇILIŞI YAPAN:KRAL VII.EDWARD
KATILAN ÜLKE SAYISI:22
KATILAN SPORCU SAYISI:2035 ( 1999 ERKEK - 36 BAYAN )
Bu olimpiyatlar'ın ilgi çeken yönlerini şöyle sıralayabiliriz.
* Mümkün olan sporları bir arada seyirciye sunmak amacıyla planlanan stad
tarihe geçecek bir yapı oldu.
* Oyunlarda tüm hakemlik görevleri İngilizlere verildi. Bu karar sonunda
Amerikalılar'la İngilizler'in büyük ve uzun süren kavgasına kadar gitti.
* Organizasyon komitesi ,kral ailesinin yarışın çıkışını görmesi için
Maraton'u Windsor Castle'dan başlattı.Atletler White City Stadyumuna
geldiklerinde ,pist üzerinde 350 metre daha koşacaklar,şeref tribünü önünde
bitirecekler ve böylece 42.195 metre koşacaklardı.Bu mesafe 1908'den günümüze
dek Maraton'un standart ölçüsü olarak kaldı.
V.OLİMPİYATLAR :
( STOKHOLM 5 MAYIS - 22 TEMMUZ 1912 ) İSVEÇ
AÇILIŞI YAPAN: KRAL V.GUSTAV
KATILAN ÜLKE SAYISI : 28
KATILAN SPORCU SAYISI : 2547 ( 2490 ERKEK - 57 BAYAN )
Bu olimpiyatlar'ın ilgi çeken yönlerini şöyle sıralayabiliriz.
* Atletizmde hemen her Olimpiyatlar'da farklı kuralların uygulanması sorunlar
yaşanmasına sebep olduğundan 1912 yapılan Stokholm Olimpiyatlar'ı sırasında
IAAF olarak tanınacak olan Uluslararası Amatör Atletizm Federasyonu kuruldu
ve Stokholm'de kurallara uygun yapılacak en iyi derecelerin ilk Dünya rekoru
olarak kabul edileceği kararı alındı.
* Elektrikli kronometre ve foto-finiş aletinin de devreye sokulduğu bir
olimpiyat oldu.
VI.OLİMPİYATLAR:
( BERLİN - 1916 ) ALMANYA
Berlin'de yapılması daha önce tespit edilmiş olan VI.Olimpiyat Oyunları
1914 - 1918 yılları arasında Avrupa'nın dolayısıyla dünyanın üstüne
çöken savaş felaketi nedeniyle yapılamamıştır.
VII.OLİMPİYATLAR:
( ANVERS 23 NİSAN - 12 EYLÜL 1920 ) BELÇİKA
AÇILIŞI YAPAN : KRAL ALBERT
KATILAN ÜLKE SAYISI: 29
KATILAN SPORCU SAYISI: 2669 ( 2591 ERKEK - 78 BAYAN )
Bu Olimpiyatlar'ın en önemli olayları şöyle sıralayabiliriz;
*Başta Almanya olmak üzere Avusturya,Macaristan ,Türkiye ve Bulgaristan I.Dünya
Savaşını başlatan ülkeler olarak adlandırılarak bu Olimpiyatlar'a davet
edilmediler.
*Bu oyunlarda iç içe geçmiş 5 halkadan oluşan ve 5 kıtayı temsil eden
Olimpiyat bayrağı göndere çekildi. Bu halkaların renkleri ve temsil
ettikleri kıtalar şunlardır.
MAVİ : AVRUPA SARI : ASYA
SİYAH : AFRİKA YEŞİL : AMERİKA
KIRMIZI : AVUSTRALYA
*Organizasyonu üstlenen kentin seçeceği bir sporcu tarafından , katılanların
Olimpiyat kurallarına göre yarışacaklarına ait yemin etme töreni yapıldı.
VIII.OLİMPİYATLAR:
( 4 MAYIS - 27 TEMMUZ 1924 PARİS ) FRANSA
AÇILIŞI YAPAN : DEVLET BAŞKANI GASTON DOUMERGUE
KATILAN ÜLKE SAYISI: 44
KATILAN SPORCU SAYISI : 3092 ( 2956 ERKEK - 136 BAYAN )
1920 Oyunlarına kabul edilmeyen Almanya,Türkiye,Avusturya,Macaristan ve
Bulgaristan 1924 Oyunlarına çağrıldılar. Ancak Almanya o tarihlerde Fransa
ile arası açık olduğundan oyunlara katılmadı.Baron Pierre idealindeki Dünya
gençliğinin ve barışın sembolü olarak kurduğu olimpiyatlar'ın politikaya
alet edildiğini belirterek1924 Olimpiyatlar'ının ardından CIO başkanlığından
ayrıldı. CIO, 1924 Olimpiyatlarından itibaren her 4 yılda bir yaz
olimpiyatlarına paralel olarak kış olimpiyatlarının da yapılmasına karar
verdi. İlk Kış Olimpiyatları Rusya'da yapıldı.
IX.OLİMPİYATLAR:
(17 MAYIS-12 AĞUSTOS 1928 AMSTERDAM) HOLLANDA
AÇILIŞI YAPAN: PRENS HENDRİK
KATILAN ÜLKE SAYISI: 46
KATILAN SPORCU SAYISI: 3014 ( 2724 ERKEK - 290 BAYAN )
*İlk Olimpiyat ateşi Olimpiyatlar boyunca Amsterdam'da yandı.Son iki
oyunlarda bulunmayan Almanya bu oyunlara kabul edildi.
*Atletizm pisti,artık standart bir ölçü olarak kabul edilen 400 metre oldu.
X.OLİMPİYATLAR:
(30 TEMMUZ-14 AĞUSTOS 1932 LOS ANGELES )A.B.D
AÇILIŞI YAPAN : BAŞK.YARD.CHARLES CURTİS
KATILAN ÜLKE SAYISI: 37
KATILAN SPORCU SAYISI: 1408 ( 1281 ERKEK - 127 BAYAN )
Los Angeles'de organizasyon komitesi her şeyin mükemmel olması için gayret gösterdi
ancak atletizmde yıllar boyu konuşulacak iki büyük hata yaptılar.
Los Engeles'de en çok konuşulan ve sonucu merak edilen yarışlar 100 ve 200
metre koşular oldu. " Finalde 2.kulvarda ve Tolan'ın önünde koşan
Metcalfe'ın ,ipi Tolan ve diğer Amerikalı George Simpson'un da ardından 3.
olarak bitirmesi epey şaşkınlık yarattı. Ama amatör bir fotoğrafçının
,200 metre çıkış yerine bakan trübünlerden çektiği bir resim,iki gün
sonra basında yayınlanınca ,olay aydınlandı ve pistteki kulvar çizgilerinin
hatası ortaya çıktı.İlk 100 metre başlama çizgileri yanlış çizilmiş
ve Metcalfe yarışa 1 metre geriden başlamıştı. Organizasyon komitesi
Metcalfe'den özür dilemekle kalmadı,yarışın tekrar edilebileceğini de söyledi
ancak Metcalfe zaten ilk 3 sırayı biz aldık,ne fark eder diyerek belki de altın
madalyadan olmuştu.
İkinci büyük hata 3000 metre Steeple'de oldu. Mesafe yanlış ölçüldüğünden
sporcular 3450 metre koşturulmuştu.
XI.OLİMPİYATLAR:
( 1-16 AĞUSTOS 1936 BERLİN ) ALMANYA
AÇILIŞI YAPAN: ADOLF HİTLER
KATILAN ÜLKE SAYISI: 49
KATILAN SPORCU SAYISI: 4066 ( 3738 ERKEK - 328 BAYAN )
Organizasyon ve yarışma sonuçları bakımından öncekilerle ölçülemeyecek
bir düzeye ulaşan Berlin Oyunlarına gölge düşüren husus ,bu büyük olayın
politik amaçlarla sömürülmüş olmasıdır.Türkiye bu oyunlarda futbol,
basketbol, güreş, binicilik, bisiklet, eskrim ve yelken dallarında 60 sporcu
ile katılmıştı. Greko-Romen güreşte 61 Kg.'da Yaşar ERKAN o zamana kadar
katıldığımız oyunlarda memleketimize ilk şampiyonluğu kazandırmıştı.
XII.OLİMPİYAT OYUNLARI ( TOKYO - 1940 )
İkinci Dünya Savaşı nedeniyle yapılamamıştır.
XIII.OLİMPİYAT OYUNLARI ( LONDRA - 1944 )
İkinci Dünya Savaşının devam etmesi nedeniyle yapılamamıştır.
XIV.OLİMPİYAT OYUNLARI:
(29 TEMMUZ - 14 AĞUSTOS 1948 LONDRA ) İNGİLTERE
AÇILIŞI YAPAN: KRAL VI.GEORGE
KATILAN ÜLKE SAYISI:59
KATILAN SPORCU SAYISI: 4099 ( 3714 ERKEK - 385 BAYAN )
İkinci Dünya Savaşı sonrası büyük sıkıntılar içerisinde düzenlenen
bu olimpiyatlara Türkiye 68 sporcu ile katılmış Güreşte büyük bir
ilerleme göstererek 6 Altın , 4 Gümüş ve 1 Bronz Madalya kazanılmıştı.
XV. OLİMPİYAT OYUNLARI:
( 19 TEMMUZ - 3 AĞUSTOS 1952 HELSINKI ) FINLANDİYA
AÇILIŞI YAPAN:DEVLET BAŞKANI JUHO PAHASİKİVİ
KATILAN ÜLKE SAYISI: 69
KATILAN SPORCU SAYISI: 4925 ( 4407 ERKEK - 518 BAYAN )
Ülkemizden giden sporcularımız eksik kadroyla çıktıkları Güreş
minderlerinde 2 altın ve 1 bronz madalya kazandılar. Zira 1948'de altın
madalya sahibi 4 Türk güreşçi ve Bronz madalya kazanan bir atlet Londra'daki
başarıları için aldıkları parasal ödüller nedeniyle amatör olmadıklarına
karar verildi ve Helsinki'ye gönderilmelerine rağmen mindere ve piste çıkamadılar.
XVI.OLİMPİYATLAR:
( 22 KASIM - 8 ARALIK 1956 MELBOURNE )
( 10 - 17 HAZİRAN 1956 STOKHOLM - BİNİCİLİK )
AÇILIŞI YAPAN: EDİNBURG DÜKÜ ( MELBOURNE )
KRAL VI.GUSTAF ADOLF ( STOKHOLM )
KATILAN ÜLKE SAYISI: 72
KATILAN SPORCU SAYISI: 3342 ( 2958 ERKEK - 384 BAYAN )
Rusya'nın Macaristan'ı işgalinden dolayı Hollanda ve İspanya Oyunları
boykot kararı aldı. Ayrıca Mısır'ın Süveyş kanalının kendi idarelerine
geçtiğini ilan etmesiyle İngiltere , Fransa ve İsrail Mısıra saldırdılar.Amerika'nın
araya girmesiyle saldırganlar geri çekildiler.Mısır,Lübnan ve Irak kendi
nedenlerini öne sürerek Oyunları boykot ettiler.Macaristan ve Rusya arasındaki
su topu müsabakasında olaylar çıktı.Maçı Macaristan 4-0 kazandı.
XVII.OLİMPİYATLAR:
( 25 AĞUSTOS - 11 EYLÜL 1960 ROMA ) İTALYA
AÇILIŞI YAPAN : DEVLET BAŞKANI GLOVANNİ GRONCHİ
KATILAN ÜLKE SAYISI:83
KATILAN SPORCU SAYISI: 5346 ( 4738 ERKEK - 610 BAYAN )
*Türk Güreşçileri bu oyunlarda 7 altın , 2 gümüş madalya alarak büyük
bir başarı gösterdiler.
*Amerika'lı boksör clay şampiyon oldu.Daha sonra bu boksör Müslüman oldu
ve adını Muhammet Ali olarak değiştirdi.
XVIII.OLİMPİYAT OYUNLARI:
( 10 - 24 EKİM 1964 - TOKYO ) JAPONYA
AÇILIŞI YAPAN : İMPARATOR HİROHİTO
KATILAN ÜLKE SAYISI:93
KATILAN SPORCU SAYISI:5140 ( 4457 ERKEK - 683 BAYAN )
24 yıl önce II.Dünya Savaşı nedeniyle yapılamayan Olimpiyatlar büyük bir
başarıyla gerçekleştirilmiştir.
XIX.OLİMPİYAT OYUNLARI:
(12 - 27 EKİM 1968 MEXİCO CITY )
AÇILIŞI YAPAN : DEVLET BAŞKANI GUSTAVO DİAZ ORDAZ
KATILAN ÜLKE SAYISI : 112
KATILAN SPORCU SAYISI : 5530 ( 4750 ERKEK - 781 BAYAN )
*1968 dünya'daki politik olaylar bakımından büyük patlamalara sahne oldu.Dünya'nın
durumu 1956'dan hiçte iyi değildi. Bu arada Boykot kelimesi yılın modası
haline gelmişti.Afrika ülkeleri , yeniden IOC'ye alınan Güney Afrika
konusunda harekete geçtiler ve IOC'nin kararı değiştirmediği taktirde
Oyunları boykot edeceklerini bildirdiler. Bu sefer boykot OIC 'den geldi ve Güney
Afrika IOC tarafından tekrardan boykot edilerek saf dışı bırakıldı.
Son boykot olayı , karşılıklı çekildi. Olimpiyad 200 metre finalinde Altın
ve bronz kazanan Amerikalı zenci atletler çıplak ayak çıktıkları şeref kürsüsünde,tek
ellerinde siyah eldiven,yumruklarını havaya kaldırarak ,Amerikanın ırk ayrımını
boykot ettiler. IOC bu boykotu gördü,bir de onlar çekti ve bu iki atletin
,bundan böyle hiç bir Olimpiyat'da yarıştırılmaması ve hemen Olimpiyat köyünü
terk etmelerini karara bağladı.
Boykot bundan sonra,Olimpiyatlar'ın içine çöreklenecek,çok büyük zarar
verdikten sonra ancak 1992'de sökülüp atılabilecekti.
*100 metre finalinda bu yarışı 9.95 koşarak kazanan Amerikalı Jim Hines,
Olimpiyatlar'da ilk kez 10 saniyenin altına düşen atlet oldu.
*Olimpiyat meşalesinin ilk defa bir bayan sporcu tarafından getirildiği
oyunlar oldu.
*Mexico Sity 'de Türk güreşçilerimiz 2 altın madalya kazandılar.
XX.OLİMPİYATLAR:
(26 AĞUSTOS - 10 EYLÜL 1972 MUNIH )
AÇILIŞI YAPAN : DEVLET BAŞKANI GUSTAVE HEİNEMANN
KATILAN ÜLKE SAYISI : 121
KATILAN SPORCU SAYISI : 7123 ( 6065 ERKEK - 1058 BAYAN )
*Münih,oyunlar tarihinde,sadece boykotların devam ettiği veya Mark Spitz'in 7
altın madalya kazandığı bir kent olarak değil ,Olimpiyatlar'a uluslararası
teröründe girdiği ve bir gün için de olsa , oyunlara ara verildiğini hatırlatan
bir simge oldu.
*Rodezya'daki ırk ayrımını ileri süren Afrika ülkeleri IOC'den bu ülkeyi
IOC ve Oyunlardan atmasını istedi.Yoksa,Afrikalılar Oyunları boykot
edeceklerdi. IOC tehtide boyun eğdi ve Rodezya'yı dışladı.
*5 Eylül günü Filistinli eylemciler köyü basarak İsrail'li sporcuları
rehin aldılar ve bazı isteklerde bulundular.İstekleri kabul görmeyince önce
iki sporcuyu daha sonrada çıkan çatışmada toplam 11 İsrail'li sporcu öldü.Bu
olay Olimpiyatlar'a büyük bir gölge düşürdü.
XXI.OLİMPİYATLAR:
(17 TEMMUZ - 1 AĞUSTOS 1976 MONTREAL )
AÇILIŞI YAPAN:KRALİÇE II.ELİZABETH
KATILAN ÜLKE SAYISI: 92
KATILAN SPORCU SAYISI : 6028 (4781 ERKEK - 1247 BAYAN )
*Montreal'in yıldızı ,Romen Cimnastikçi,14 yaşındaki Nadia Comaneci oldu.Cimnastikte
hakemlerden Olimpiyat tarihinde 10 tam puan alan çıkmamıştı.Nadia ilk tam
puanı aldı ve altı tane daha 10 tam puan alarak kırılması güç bir rekora
sahip oldu.
*Taiwan'daki Milliyetçi Çin ,organizasyon komitesi tarafından kendilerinin
" Çin Cumhuriyeti" olarak tanınmadıklarını ileri sürerek
Olimpiyatlar'a katılmadı.
*Bazı araştırmacılara göre 20,bazılarına göre 22 Afrika ülkesinin
Oyunları boykot etmesi Olimpiyatları gölgeleyen olaylardandı.
XXII.OLİMPİYAT
OYUNLARI:
(19 TEMMUZ - 3 AĞUSTOS 1980 MOSKOVA )
AÇILIŞI YAPAN : DEVLET BAŞKANI LEONİD BREZHNEV )
KATILAN ÜLKE SAYISI : 80
KATILAN SPORCU SAYISI : 5217 ( 4092 ERKEK - 1125 BAYAN )
*Aralık 1979 'da Rusların Afganistan'ı işgal etmelerinden dolayı bazı
yazarlara göre 35,bazılarına göre de 65 ülke Moskova Olimpiyatlar'ını
boykot ettiler.
*Bunun sonucu olarak da madalyaların çoğunu Ruslar ve Doğu Almanlar paylaştılar.Bu
Olimpiyatlarda en ilgi çeken ve hafızalardan silinmeyen sporcu Etiyopyalı
Mirus Yifter olmuştu. Yaşının bazı yazarlara göre 33 , bazılarına göre
ise 42 olduğu söylenen Yifter 5000 ve 10.000 metre de Olimpiyat Şampiyonu
olmuştu.
XXIII.OLİMPİYAT
OYUNLARI:
(28 TEMMUZ - 12 AĞUSTOS 1984 LOS ANGELES )
AÇILIŞI YAPAN : ABD BAŞKANI RONALD REGAN
KATILAN ÜLKE SAYISI: 140
KATILAN SPORCU SAYISI : 6797 ( 5230 ERKEK - 1567 BAYAN)
Boykot artık Olimpiyatlar'ın içine çökmüştü.Ülkeler grup olarak
Oyunlar'ı boykot ediyorlardı. Bir zaman sonra boykotun Olimpiyatlar'a değil
kendi çıkarlarına ters düştüğünü anlamaları için ,epey zaman geçecekti.
Ruslar , dört yıllık bir sessizlikten sonra ,kararlarını Mayıs 1984 'de açıkladılar.Los
Angeles'teki güvenlik önlemlerini yeterli görmediklerini ve bu yöredeki Anti-Sovyet
etkinliklerden rahatsız olduklarını ileri sürerek Oyunlara katılmayacaklarını
bildirdiler.O tarihte Doğu bloku ülkelerinden Romanya dışında diğer ülkeler
de Oyunlar'ı boykot ettiler.
XXIV. OLİMPİYATLAR:
( 17 EYLÜL - 5 EKİM 1988 SEOUL )
AÇILIŞI YAPAN: DEVLET BAŞKANI ROH TAE-WOO
KATILAN ÜLKE SAYISI : 159
KATILAN SPORCU SAYISI : 8465 ( 6279 ERKEK - 2186 )
Moskova'nın Batı ve Los Angeles'in Doğu tarafından boykot edilmesinden sonra
yapılacak bir Olimpiyad'a katılımın ne olacağı pek kestirilemiyordu. Sonuç
olarak Kuzey Kore Boykot dedi. Küba ve Etiyopya da onlara katıldı.
Batı ve Doğu ülkelerinin başı çektikleri boykotların sonu gelmesi gerektiğine
inanan IOC ,daha evvel yapması gerekeni yaptı ve bundan böyle Oyunlar'ı
boykot eden ülkelerin IOC ' den çıkarılacağını ve hiç bir zaman
Olimpiyatlar'a davet edilmeyeceğini açıkladı. Bu da boykotların sonu oldu.
20 yıl aradan sonra Türk Sporculardan Naim Süleymanoğlu Halterde Altın
madalya aldı.
XXV.OLİMPİYATLAR:
( 25 TEMMUZ - 9 AĞUSTOS
1992 BARCELONA )
AÇILIŞI YAPAN : KRAL I.JUAN CARLOS
KATILAN ÜLKE SAYISI : 169
KATILAN SPORCU SAYISI : 9367 ( 6659 ERKEK - 2708 BAYAN )
Barcelona 1992, kent için çok talihli bir tarihte yapıldı. Sovyet tehlikesi
kalkmış,Sovyet İmparatorluğu dağılmış,iki Almanya birleşmiş,boykotsuz
ve terörsüz,1972'den beri hemen bütün ülkelerin katıldığı bir
organizasyon yapılabildi.Katılan ülke ve sporcu bakımından birer rekor kırılırken,1960
'dan beri Olimpiyatlar'da yarışamayan bir Güney Afrika'nın da katılması
ile Barcelona Olimpiyatlar'ı hakikaten bir Dünya topluluğu oldu.
XXVI.OLİMPİYATLAR:
?????????????????
TMOK
ANA TÜZÜĞÜ
Kuruluş ilke ve Görevleri:
Türkiye’de amatör spor ve ruhunu, olimpiyat hareketlerini yaymak ve geliştirmek
amacıyla kurulmuştur.Merkezi İstanbul’dur.
Kapsam:
Amatör sporun ilgilendirdiği konular hariç hiçbir konuyla ilgilenme
yetkisine sahip değildir.Tamamen politika dışı bir kuruluştur.
İLKELERİ:
1.Amatör sporun Türkiye’de gelişmesini sağlamak.
2.Irk,dil,din ayrımı yapmamak.
3.Sporcunun sağlığını ve gücünün geliştirilmesi yanında olimpizm
hareketlerini desteklemek.
4.Amatör sporla ilgili her türlü atılımda devleti desteklemek.
GÖREVİ:
1.Olimpiyat ve benzeri oyunlar ( olimpiyat , dünya şampiyonları , Avrupa şampiyonaları,Akdeniz
Oyunları,Balkan Şampiyonaları gibi ) Türkiye'ye verildiği taktirde ilgili
makamlarla işbirliği yaparak bu organizasyonları düzenler.
2.Türk Milli Spor Federasyonları ile Uluslararası Fedarasyonları arasında işbirliği
için köprü oluşturur.
3.Olimpiyat ve benzeri Oyunlara katılacak Türk sporcuların yeteneklerini
inceleyip yarışmaya katılma vizesi vermek.Olimpiyat ve benzeri oyunlara katılacak
kafileyi oluşturmak,yerleştirmek,gereksinmelerini karşılayıp tüm
denetimleri sağlamak.
4.Olimpiyat ve benzeri oyunlarda fedarasyonlar arasında çıkabilecek anlaşmazlıkları
gidermek.
5.Fedarasyonların Olimpiyat ve benzeri oyunlara katılabilmeleri için teşvikte
bulunmak ve bilinçli uyarılarda bulunmak.
6.Türkiye'nin Olimpiyat ve benzeri oyunlara katılabilmesi için maddi yardım
toplamak.( Bağış şeklinde olabilir.)
7.Olimpizm hareketini geniş tabana yaymak için yayın yapmak,yaptırmak ve
toplantılar yapmak.
ÜYELİKLER:
1.Asil Üye : 18 Yaşını geçmiş , yasal sakıncası olmayan herkes seçilebilir.Bunlar
oy kullanabilir.Yönetim ,denetim ve konsey üyeliklerine seçilebilir.
Uluslararası Olimpiyat Komitesinin Türkiye'deki temsilcisi asil üyelerdir.
2.Fahri üye:Olimpiyat ilkelerine ve amatörlüğe inanmış bu konuda çalışabilecek
kişiler arasından seçilebilir. Oy kullanmazlar, isterlerse aidat ödeyebilirler.
3.Temsili üye (Federasyon temsilcileri):Olimpiyat oyunları programlarına
dahil milli federasyonların seçecekleri birer üye, bunlar sadece konsey
toplantılarına katılır ve oy kullanırlar.
Üyeliklerin Kaybedilmesi:
Asil ve fahri üyeler istifa ve ölüm haricinde üyeliklerini
kaybedebilirler.Temsili üyelikte istifa, ölüm yada konsey kararıyla
kaybedilebilir.Türkiye Cumhurbaşkanı TMOK'nın Kurucu ve Fahri üyesidir.
KONSEY:
Konsey 7 asil 3 yedek üyeden oluşur ve yine genel kurul tarafından gizli oyla
seçilir.4ayda bir toplanır.TMOK'nın başkanı konseyin doğal başkanıdır.
Konseyin Görevleri:
a.Olimpiyatvebenzerioyunlarda katılınması uygun görülen sportif dallarını
belirler. b.Kafileleri düzenler.
c.Federasyonların teklifi ve tasdiki üzerine oyunlara katılacak sporcuların
disiplin soruşturmasını yapmak.
d.Oyunlara katılacak kafilenin listelerini onaylamak veya red etmek.
e.Federasyon kurul bir fazlası ile toplantı yeter sayısı elde edilir.Yeter
sayısı elde edilemiyorsa toplantı ertelenir.
Genel Kurul Görev ve Yetkileri:
a.TMOK'nın asil ve yedek üyelerinin seçilmesi.
b.Tüzüğün değiştirilmesi.
c.Yönetim ve denetim kurullarının raporlarının incelenmesi.
d.Bütçenin görüşülmesi.
e.Satın alma ve satma konularının görüşülmesi
f.Konuların netlik kazanarak arara bağlanması.
g.İtirazların değerlendirilmesi.
h.Üyeliklere son verilmesi ve kullanabilir.Yönetim, denetim ve konsey üyeliklerine
seçilebilir.Uluslararası Olimpiyat komitesinin Türkiye 'deki temsilcisi asil
üyelerdir.
TMOK ORGAN - GÖREV VE YETKİLERİ
ORGANLAR
1.Genel kurul
2.Yönetim kurulu
3.Denetleme kurulu
4.Konsey
5.Sicil ve disiplin kurulu
1.Genel kurul iki yılda bir Şubat ayı içerisinde toplanır.Kurula aidatını
muntazam ödemiş asil üyeler katılır ve yine aidatını muntazam ödemiş üyelerin
yarıdan bir fazlası ile toplantı yeter sayısı elde edilir.Yeter sayısı
elde edilemiyorsa toplantı ertelenir. Toplantıda sadece gündemde yer alan
konular görüşülür.
Genel Kurul Görev ve Yetkileri:
a.TMOK'nın asil ve yedek üyelerinin seçilmesi.
b.Tüzüğün değiştirilmesi.
c.Yönetim ve denetim kurullarının raporlarının incelenmesi.
d.Bütçenin görüşülmesi.
e.Satın alma ve satma konularının görüşülmesi.
f.Konuların netlik kazanarak karara bağlanması.
g.İtirazların değerlendirilmesi.
h.Üyeliklere son verilmesi ve üyeliğe kabul etme konularının görüşülmesi.
Yönetim Kurulunun Görevi:
a.TMOK'yı temsil etmek.
b.TMOK'nın gelir ve giderini tutmak.
c.Katılmakta karara bağlanmış olimpiyat oyunlarına maddi ve manevi
finansman sağlamak.
d.Olimpiyat ve benzeri oyunlar için ilgili makamlardan izin almak.
e.TMOK'nın asil üyesi olma isteğinde bulunanlar için sicil ve disiplin soruşturması
yapıp karara bağlamak.
f.Fahri üyelik için başvuruları karara bağlamak.
g.Üyelerden alınacak yıllık aidat miktarını belirlemek ve genel kurula
sunmak.
h.Gerekirse genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmak.
ı.Dernekler yasası gereğince defter tutmak ve noterden tasdik.
i.Yönetim kurulu tam üye sayısının yarısından bir fazlasıyla toplanır,
her yıl toplanır(birkaç defa).Arka arkaya üç toplantıya gelmeyen yönetim
kurulu üyesi istifa etmiş sayılır.
Denetleme Kurulu:
Denetleme kurulu genel kurul tarafından gizli oyla seçilerek 3 asil 3 yedek üyeden
oluşur ve yine genel kurul tarafından gizli oyla seçilir.4 ayda bir toplanır.TMOK'nın
başkanı konseyin doğal başkanıdır.
KONSEY
7 asil 3 yedek üyeden oluşur ve yine genel kurul tarafından gizli oyla seçilir.4
ayda bir toplanır.TMOK'nın başkanı konseyin doğal başkanıdır.
Konseyin Görevleri:
a.Olimpiyat ve benzeri oyunlarda katılınması uygun görülen sportif dallarını
belirler.
b.Kafileleri düzenler.
c.Federasyonların teklifi ve tasdiki üzerine oyunlara katılacak sporcuların
disiplin soruşturmasını yapmak.
d.Oyunlara katılacak kafilenin listelerine onaylamak veya ret etmek.
e.Federasyon kurallarınca konseye seçilen temsili üyeleri kabul veya ret
etmek.
Sicil ve Disiplin Kurulu:
En az on yılı doldurmuş asil üyeler arasından seçilir, 2 yıl için seçilir.3
asil 2 yedek üyeden oluşur.İki yada bir olağan veya olağan üstü toplanır.
Görevleri:
a.Her türlü üyelik başvurularını incelemek.
b.Üye aidatlarının, başvurularının yasalara ve ana tüzüğe uygun olduğunu
onaylamak.
c.Üyelerin sicillerini tutmak.