ŞİŞMANLIK
MUTLAK TEDAVİ GEREKTİRİR!
Tıp dilinde obezite diye adlandırılan şişmanlık tedavi
edilmesi gereken kronik bir hastalık olarak kabul edilmekte. Hatta yüksek
tansiyon, şeker hastalığı, damar sertliği ve kroner kalp, kalp hastalıkları
gibi kronik hastalıkların tedavi protokollerinde kişi, fazla kilolu ise öncelikle
bu problem çözülmeye çalışılmakta.
Risk Faktörleri
Kişide şu anda bu saydığımız kronik hastalıklar olmasa bile eğer fazla
kilolu ise bu hastalıkları edinme riski diğer insanlara göre çok yüksek.
Eğer fazla kilolu olduğunuzu düşünüyorsanız, bu probleminizi en kısa sürede
çözmelisiniz.Belki de çözmek için daha önce birçok yol denediniz,
kendiniz diyet yaptınız,popüler diyet programlarını uygulamaya çalıştınız,
hatta profesyonel zayıflama programlarına katılıp değişik uygulamaları
denediniz. Tüm bu işlemler az ya da çok kilo vermenize yardımcı oldu, fakat
bir süre sonra verdiğiniz kiloları tekrar geri aldınız. Bu kısır döngü
birkaç kez başınıza gelmiş olabilir. Peki bu kısır döngüyü kırmanın
yolu nedir?
Yapılan çalışmalar göstermiştir ki kendi başlarına bir takım zayıflama
programları uygulayanlar, ya verdikleri kiloları geri almışlar, ya da
yetersiz beslenme sonucu sağlıklarından olmuşlardır. Eğer şartlarınız
uygun ise en ideali profesyonel bir yardım almanız. Diyelim ki böyle bir yardım
almaya karar verdiniz. Bu katılacağınız program nasıl olmalı? Seçim
yaparken nelere dikkat etmelisiniz?
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Katılmayı düşündüğünüz kilo takip programında aşağıdaki özelliklere
dikkat ettiğiniz takdirde, ruh ve beden sağlığınıza zarar vermeden, uzun süre
koruyacağınız en uygun kiloya ulaşmanız hiç de zor olmayacaktır.
-Tıbbi özgeçmişinizi değerlendirip, program başlamadan önce gerekli
tetkikleri yaparak, güvenli, sağlıklı program sürecini doktor kontrolünde
sağlayabilmeli.
-Kısa sürede cazip vaatlerde bulunan programlara şüphe ile bakmak gerekir. Hızla
verilen kiloda, vücudumuzdaki yağ dokusu sabit kalırken kaybettiğimiz sadece
su ve kastır. Bunları yeniden kazanmamız çok kolay olacaktır.
-Programın uyguladığı diyet vücut sağlığı için gerekli vitamin ve
mineralleri sağlayabilmelidir.
-Uygulanan diyet veya egzersiz programı sizin yaşam tarzınıza gerçekçi
yaklaşımlar getirmeli, doğal olmayan ve size sıkıntı yaratacak uygulamalar
içermemelidir.
-Program sona erdiğinde size bir koruma programı verebilmeli ve desteğini
uzun süre devam ettirmelidir.
Uzmanlar Ne Diyor
Milli Eğitim Bakanlığı Ulus Sağlık Eğitim Merkezi’nde doktor olan Tamer
Çavuş'a göre, obezite hastalığı olan kişilerin fazla kilolarından
kurtulmalarında üç temel adım var.
1- Yeme alışkanlıklarını düzenlemek (diyet)
2- Düzenli egzersize vücudunu alıştırmak (yeterince kalori yakmak)
3- Yaşam tarzını değiştirmek (alışmış olduğu günlük alışveriş
tarzından vazgeçmek, araba veya asansör kullanmamak, vs…)
“Obezite tedavisinde ilk yapılacak şey, öncelikle bir dönem sadece diyet
yapmaktır. Kişi besin alımını kısıp, daha vücudu bu duruma alışmadan
egzersize de başladığında büyük bir strese giriyor. Sonuçta uyumsuz, bıkkın
ve halsiz hastalar oluşuyor.
Bu nedenle ilk yapılması gereken kalori eksilmesine vücut alıştıktan sonra
egzersize başlamak. Yoksa kişinin sağlığı tehdit altına girebilir.
Kişi egzersize başladığında da ilk etapta, kendi sınırlarını tespit
etmesi gerekiyor. Bunun yöntemi de şöyle; kalp atım sınırlarına göre kişi
egzersiz sınırını belirleyebilir. Buna kardio vasküler kapasitenin (kondüsyon)
belirlenmesi de denir.
Kondüsyon Yaş Gruplarına Göre Belirlenir
Maksimal kalp atım hızı 220’den kişinin yaşının çıkarılmasıyla elde
edilir. Örneğin; 20 yaşındaki birinin maksimal kalp atım hızı dakikada,
220–20=200’dür.
20 yaşındaki kişi kendini zorlayarak (koşarak, yürüyerek, vs…) dakikada
200 kalp atışına ulaşabilir. Ancak insanlar maksimal kalp atım hızlarının
%70’ini aşmamalıdırlar. Mesela 20 yaşındaki bir insan, kalp atışları
200’ün %70’I olan dakikada 140 kalp atışına geldiklerinde egzersize ara
vermeliler. Kalp atışları normal seyrine döndüğünde egzersize tekrar dönmeliler.
Kondüsyon zamanla artacaktır.
Kişi bu sınırların ne altına düşmeli ne de üstüne çıkmalıdır. Çünkü
altında kaldığı zaman kalori yakamaz, sınırın üzerine çıkıldığında
hamlama denilen, ve ağrılara yol açan laktik asit birikmesini yaşar.
Obezite hastaları fazla kilolarından kurtulmalarının ilk aşaması olan
diyet uygulamasında vücutlarındaki suları, ikinci aşama olan egzersizlerde
ise vücutlarındaki yağları terkederler.”