Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

SOLUNUMUN DURMASI

Bir hastanın nefes alıp almadığını anlamanın başlıca iki yolu var. Eğer kalın elbiseler içinde değilse ve ortalık aydınlıksa göğüs ve karın hareketleri ile nefes aldığı anlaşılabilir. Eğer bu mümkün değilse hastanın ağzına yanağınız yanaştırmak ya da cam veya ayna gibi bir cismi yanaştırarak buharlanmayı kontrol etmek de denenebilir.

Hava yolu açık mı?
Nefes alamıyorsa ilk olarak hava yolunun açık olup olmadığını kontrol etmek gerekir. Ağzında yemek kalıntısı, takma diş varsa parmağınızla çıkartın, dili arkaya dönmüş soluk borusunu tıkıyorsa, öne çekin.

Nefes borusuna büyük lokma takma diş gibi bir şey kaçıp tıkadıysa hasta morarmış, panik içinde, gözleri yuvalarından fırlayacak gibi açılmış bir haldedir. Hasta öksürebiliyor ve konuşabiliyorsa nefes yolu tam tıkanmış değildir, yabancı cismi öksürerek atabilir.

Tam tıkanmışsa:
Konuşamıyor, öksüremiyor ve nefes alamıyorsa soluk borusu tam tıkanmış demektir. Hasta küçük çocuksa bacaklarından tutup başaşağı hale getirip sırtına vurmak gerekir. Eğer bacaklardan kaldırmak mümkün değilse dizlerinizin üstüne başı aşağı gelecek şekilde yatırıp sırtına vurmak da mümkündür.

Hasta büyükse arkasına geçip hastayı kavramak, ellerinizi karnının üst kısmında birleştirip ayakları yerden kesilecek şekilde yukarı çekmek gerekir. Karın içi organlar diyaframı yukarı doğru itecek, akciğer içinde artan basınç da soluk borusunu tıkayan cismin atılmasını sağlayacaktır.

Hava yolu açık, ama solunum yok:
Hava yolunun açık olduğunu kontrol ettiniz ve dilini dışarı çektiniz ama hala nefes alamıyorsa, böyle bir durumda hastanın şuuru genellikle kapalıdır. Sırt üstü yatırıp çenesini yukarı çekerek solunum yolunu açık tutmaya çalışın. Bir elinizle burnunu sıkarak kapatın, diğer elinizle başını yukarıda tutmaya devam ederken çenesini aşağı çekerek ağzını açın. Derin bir nefes alın, ağzınızı iyice açarak dudaklarınızla hastanın ağzını iyice kavrayarak yavaşça hastanın ciğerini şişirmeye çalışın. Peşpeşe iki kez bunu tekrarlayın ve bir yandan da göğsünün şişip şişmediğini gözleyerek, verdiğiniz havanın hastanın ciğerlerine gidip gitmediğini kontrol edin.

Ardından solunum kendiliğinden başlarsa hayat öpücüğü de denen bu yapay solunuma son verin. Eğer solunum yetersizse hastanın rengi morluğunu koruyorsa yapay solunuma, sağlık ekibi gelinceye kadar devam edilebilir.

Yapay solunuma başladığınızda bir yandan da kalp atışı olup olmadığını kontrol edin. Nefes borusunun iki yanında olan şah damarlarda nabız yoksa kalbi de durmuş demektir, kalp masajı yapmanız gerecektir. Şah damarları bulmakta güçlük çekerseniz, kendi damarınızı bulup hastada aynı yere bastırarak nabız olup olmadığına emin olabilirsiniz.