SOLUNUMUN
DURMASI
Bir hastanın nefes alıp almadığını anlamanın başlıca iki yolu var. Eğer
kalın elbiseler içinde değilse ve ortalık aydınlıksa göğüs ve karın
hareketleri ile nefes aldığı anlaşılabilir. Eğer bu mümkün değilse
hastanın ağzına yanağınız yanaştırmak ya da cam veya ayna gibi bir cismi
yanaştırarak buharlanmayı kontrol etmek de denenebilir.
Hava
yolu açık mı?
Nefes alamıyorsa ilk olarak hava yolunun açık olup olmadığını kontrol
etmek gerekir. Ağzında yemek kalıntısı, takma diş varsa parmağınızla çıkartın,
dili arkaya dönmüş soluk borusunu tıkıyorsa, öne çekin.
Nefes borusuna büyük lokma takma diş gibi bir şey kaçıp tıkadıysa hasta morarmış, panik içinde, gözleri yuvalarından fırlayacak gibi açılmış bir haldedir. Hasta öksürebiliyor ve konuşabiliyorsa nefes yolu tam tıkanmış değildir, yabancı cismi öksürerek atabilir.
Tam
tıkanmışsa:
Konuşamıyor, öksüremiyor ve nefes alamıyorsa soluk borusu tam tıkanmış
demektir. Hasta küçük çocuksa bacaklarından tutup başaşağı hale getirip
sırtına vurmak gerekir. Eğer bacaklardan kaldırmak mümkün değilse
dizlerinizin üstüne başı aşağı gelecek şekilde yatırıp sırtına
vurmak da mümkündür.
Hasta
büyükse arkasına geçip hastayı kavramak, ellerinizi karnının üst kısmında
birleştirip ayakları yerden kesilecek şekilde yukarı çekmek gerekir. Karın
içi organlar diyaframı yukarı doğru itecek, akciğer içinde artan basınç
da soluk borusunu tıkayan cismin atılmasını sağlayacaktır.
Hava
yolu açık, ama solunum yok:
Hava yolunun açık olduğunu kontrol ettiniz ve dilini dışarı çektiniz ama
hala nefes alamıyorsa, böyle bir durumda hastanın şuuru genellikle kapalıdır.
Sırt üstü yatırıp çenesini yukarı çekerek solunum yolunu açık tutmaya
çalışın. Bir elinizle burnunu sıkarak kapatın, diğer elinizle başını
yukarıda tutmaya devam ederken çenesini aşağı çekerek ağzını açın.
Derin bir nefes alın, ağzınızı iyice açarak dudaklarınızla hastanın ağzını
iyice kavrayarak yavaşça hastanın ciğerini şişirmeye çalışın. Peşpeşe
iki kez bunu tekrarlayın ve bir yandan da göğsünün şişip şişmediğini gözleyerek,
verdiğiniz havanın hastanın ciğerlerine gidip gitmediğini kontrol edin.
Ardından
solunum kendiliğinden başlarsa hayat öpücüğü de denen bu yapay solunuma
son verin. Eğer solunum yetersizse hastanın rengi morluğunu koruyorsa yapay
solunuma, sağlık ekibi gelinceye kadar devam edilebilir.
Yapay solunuma başladığınızda bir yandan da kalp atışı olup olmadığını kontrol edin. Nefes borusunun iki yanında olan şah damarlarda nabız yoksa kalbi de durmuş demektir, kalp masajı yapmanız gerecektir. Şah damarları bulmakta güçlük çekerseniz, kendi damarınızı bulup hastada aynı yere bastırarak nabız olup olmadığına emin olabilirsiniz.